(2004 S. K. m.89/1) (6762 S. K. m.84, 87)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki 3. kişi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Karar: Davacı, alacaklı T. Lmt.Şirketi tarafından borçlu G.A.Ş.'ne karşı yürütülen takipte alacağın tahsili amacıyla üçüncü şahıs A. A.Ş.'ye, borçlu şirketle aralarında uçak kiralama sözleşmesine dayalı cari hesap ekstrelerindeki alacak tutarları dikkate alınarak İİK' nun 89. maddesi gereğince de haciz ihbarı tebliğ olunmuştur.
Türk Ticaret Kanunu'nun 87. maddesinde tanımlanan cari hesap mukavelesine göre, "taraflar, para, mal, hizmet ve diğer hususlardan dolayı birbirlerinden alacaklarını ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçerek bunları kalem kalem zimmet matlup şekline çevirerek hesabın kesilmesinden çıkacak bakiyeyi isteyebilecekleri" düzenlenmiş olup, aynı kanunun 88/4. maddesinde ise, "hesap devresi sonunda zimmet ve matlubu teşkil eden tutarlar birbirinden çıkarıldıktan sonra tayin olunan bakiye, yeni hesap devresine geçirilerek mukavele sona ermiş veya bakiye haczedilmişse onun ödenmesi gerekeceği" açıklanmıştır.
Buna göre, cari hesap sözleşmesi sona ermedikçe taraflar hukuken alacaklı ve borçlu değildir. Hesap bakiyesine haciz koyduran alacaklı bakiyenin ödenmesi için hesap devresinin sona ermesini beklemesi gerekir. Bu durumda, hesap devresi sona ermeden ve üçüncü şahısın borcu takip hukuku yönünden kesinleşip icra edilebilir hale gelmeden, üçüncü şahıs şirkete haciz ihbarı gönderilmemelidir.
Her ne kadar, cari hesap ekstresinde verilere bilirkişi tarafından 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi 08.10.2001'de, borçlu G. A.Ş.'nin, davalı A A.Ş.'den 1.028.802.428.142 TL. alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de, mercice yukarıda belirtilen ilkeler gereğince 89/1 haciz ihbarının tebliğinden önce cari hesap sözleşmesinin sona erip, ödenebilir ve haczedilebilir hesap bakiyesinin mevcudiyeti araştırılmadan ve bu hususta bilirkişiden ek rapor alınmadan tazminata hükmedilmesi doğru değildir. Davalı şirketin 89/1 haciz ihbarnamesine karşı cevabından dolayı alacaklının uğradığı zararın karşılığının, mercice yukarıdaki ilkeler gözetilerek genel hükümlere göre halledilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu tazminata hükmedilmesi isabetsiz olduğundan mercii kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 31.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy