(818 S. K. m. 101) (492 S. K. m. 23) (6802 S. K. m. 28) (1086 S. K. m. 275) (4077 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlunun mercie başvurusu 4822 sayılı yasaya göre takip dosyasındaki borcun belirlenmesinden ibaret olup, anılan yasaya göre takip başladığından sözü edilen başvuruda borçlunun takibin durdurulup durdurulamayacağı bakımından hukuki yararı olduğundan İcra Müdürlüğü'nce ve bu kararı denetleyen Mercii Hakimliği'nce borcun hesaplanması gerekir.
4077 Sayılı Tüketicinin korunması hakkındaki kanunda değişiklik yapılmasına ilişkin 4822 Sayılı Kanunun geçici 1. maddesinden faydalanabilmek için borcun, kredi veren ile kredi kullanan tüketici arasında düzenlenen kredi kartı sözleşmesinden doğması ve bu sözleşmeye dayanarak kredi kartı müşterisi tarafından kredi kartıyla alış-veriş yapılması ve nakit para çekilmesinden kaynaklanması gerekir.
Anılan yasanın son fıkrasına göre, tüketicinin kredi verene kanunun yayımı tarihinden 30 gün içinde (14.04.2003 dahil tarihine kadar) yazılı müracaat etmesi halinde bu madde hükümleri uygulanır.
4822 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesi, tahsil harcı, icra masrafları, faizin vergisi ve avukatlık ücretini ortadan kaldırmadığından, anılan madde gereğince temerrüt tarihindeki alacağa yıllık %50 gecikme faizi ve BSMV uygulanmak ve takipte istenen alacağı geçmemek suretiyle takip tarihindeki alacak üzerinden Harçlar Kanunu'nun 1 sayılı tarife ve Harçlar Kanunu'nun 23. maddesi gereği tahsil harcı ile Avukatlık Ücret Tarifesinin 21. maddesine göre icra nispi vekalet ücreti, takip masrafları ve 6802 Sayılı Gider Vergisi Kanunu'nun 28. maddesine göre, faizin BSMV'sinin borca ilavesi gerekir.
Borçlar Kanunu'nun 101. maddesine göre, kesin vadeli sözleşmelerde temerrüt tarihi, banka tarafından tüketiciye gönderilen son hesap özetinde belirtilen tarih olup, temerrüt tarihindeki anapara borcu ise tüketiciye gönderilen son ekstrede belirtilen borç tutarıdır.
Banka tarafından borçluya gönderilen hesap bildiriminde ödemek için süre verilmişse temerrüt tarihi, ihtarın tebliğinden sonra ihtarnamede verilen ödeme müddetinin bitim tarihidir.
Sözü edilen yasa gereği borç tutarı hesaplanırken, temerrüt tarihinde oluşan anapara üzerinden borçlunun 4822 sayılı yasadan faydalanmak için bankaya başvurduğu tarihe kadar yasa gereği %50 temerrüt faizi tahakkuk ettirilmeli, bu miktara icra masrafları ve BSMV ilave edildikten sonra, bankaya başvuru tarihine kadar borçlu tarafından yapılan ödemeler Borçlar Kanunu'nun 84. maddesi nazara alınarak mahsup edilmeli ve oluşan toplam alacak tutarı 12 eşit takside bölünmelidir.
Mercice, anılan ilkeler doğrultusunda gerektiğinde uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle borç tutarının hesaplanması ve buna göre anılan yasa uyarınca takibin durup durmayacağının belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile itirazın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy