(2004 S. K. m. 68)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu itiraz dilekçesinde her ne kadar imza kullanmadığını bu nedenle senetteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş ise de, ödeme emri tebligatını imzalayarak aldığı ve bu hususu C. Savcılığındaki tahkikatta da kabul ettiği, sözü edilen kabul üzerine C. Savcılığınca borçlunun imza kullandığı kabul edilerek takipsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mercice başka imzalar temin edilemediğinden borçlunun huzurda yazdırılacak yazı örnekleri alındıktan ve ödeme emri tebligatındaki imza da karşılaştırmaya esas alınmak suretiyle senetteki imzanın aidiyeti hususunda uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılıp oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken, anılan maddi olgular nazara alınmaksızın imza itirazının kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy