(2004 S. K. m. 91) (4721 S. K. m. 920)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Gayrimenkul hacizleri tapuya şerh verilmek suretiyle tekammül eder. Bu nedenle menkul mallardaki gibi fiili haciz aranmaz. Taşınmazın haczi ile borçlunun tasarruf hakkı Medeni Kanunun 920 anlamında kısıtlanmış olan yani borçlunun haczedilmiş olan taşınmaz üzerindeki tasarrufları alacaklının haklarını etkilediği nispet hükümsüz olur.(İİK'nun 91/1.) Hacizden sonra tapuda meydana gelen değişiklikler, bu değişiklik ilama dayansa bile haciz koyduran alacaklının durumunu etkilemez. Bu nedenledir ki 11.06.1999 tarihli hacizde taşınmazın tapu kaydında herhangi bir takyidata rastlanılmadığı halde 17.10.2000 tarihli ilamda taşınmaz üzerinde borçlunun boşandığı eşi lehine irtifa hakkı kurulmuş olması alacaklının haciz tarihi itibariyle satışın takyidatsız olarak yapılması gerektiğine ilişkin talebin kabulü gerekirken reddi yerinde olmadığından mercice icra müdürlüğünün 16.05.2002 tarihli kararının iptaline karar vermek gerekirken aksine düşüncelerle şikayetin reddi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy