(4822 S. K. Geçici m. 1) (818 S. K. m. 101)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu mahkemede ki yargılamada 4822 sayılı yasaya göre alacaklı bankaca yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu bildirmiştir.
4077 Sayılı Tüketicinin korunması hakkındaki kanunda değişiklik yapılmasına ilişkin 4822 Sayılı Kanunun geçici 1. maddesinden faydalanabilmek için borcun, kredi veren ile kredi kullanan tüketici arasında düzenlenen kredi kartı sözleşmesinden doğması ve bu sözleşmeye dayanarak kredi kartı müşterisi tarafından kredi kartıyla alış-veriş yapılması ve nakit para çekilmesinden kaynaklanması gerekir.
Anılan yasanın son fıkrasına göre, tüketicinin kredi verene kanunun yayımı tarihinden 30 gün içinde (14.04.2003 dahil tarihine kadar) yazılı müracaat etmesi halinde bu madde hükümleri uygulanır.
4822 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesi, tahsil harcı, icra masrafları, faizin vergisi ve avukatlık ücretini ortadan kaldırmadığından, anılan madde gereğince temerrüt tarihindeki alacağa yıllık %50 gecikme faizi ve BSMV uygulanmak ve takipte istenen alacağı geçmemek suretiyle takip tarihindeki alacak üzerinden Harçlar Kanununun 1 sayılı tarife ve Harçlar Kanununun 23. maddesi gereği tahsil harcı ile Avukatlık ücret tarifesinin 21. maddesine göre icra nispi vekalet ücreti, takip masrafları ve 6802 Sayılı Gider Vergisi Kanununun 28. maddesine göre, faizin BSMV. sinin borca ilavesi gerekir.
Borçlar Kanununun 101. maddesine göre, kesin vadeli sözleşmelerde temerrüt tarihi, banka tarafından tüketiciye gönderilen son hesap özetinde belirtilen tarih olup, temerrüt tarihindeki anapara borcu ise tüketiciye gönderilen son ekstrede belirtilen borç tutarıdır.
Banka tarafından borçluya gönderilen hesap bildiriminde ödemek için süre verilmişse temerrüt tarihi, ihtarın tebliğinden sonra ihtarnamede verilen ödeme müddetinin bitim tarihidir.
Sözü edilen yasa gereği borç tutarı hesaplanırken, temerrüt tarihinde oluşan anapara üzerinden borçlunun 4822 sayılı yasadan faydalanmak için bankaya başvurduğu tarihe kadar yasa gereği %50 temerrüt faizi tahakkuk ettirilmeli, bu miktara icra masrafları ve BSMV ilave edildikten sonra, bankaya başvuru tarihine kadar borçlu tarafından yapılan ödemeler Borçlar Kanununun 84. maddesi nazara alınarak mahsup edilmeli ve oluşan toplam alacak tutarı 12 eşit takside bölünmelidir.
Somut olayda, borçlunun yasada öngörülen 30 günlük sürede krediyi veren kuruluşa başvurduğu anlaşılmaktadır. Anılan başvurunun yapılmasından sonra kural olarak borçlu, bankaca yapılan hesaplamanın yasa hükmüne uygun olmadığını belirterek icra dairesine her zaman başvurabileceği gibi itirazın kaldırılması yargılamasında da bu hususu ileri sürebilir.
O halde, mahkemece, yukarıdaki kurallar dairesinde ve Ankara 2. Tüketici Mahkemesinin 2003/240-346 sayılı kararında belirtilen hesaplama yöntemi de dikkate alınarak gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak alacaklının yaptığı ödeme tablosundaki miktarın 4822 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olup olmadığı denetlenip oluşacak sonuca göre takibin ne miktar üzerinden devam edeceğine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sonuca varılması isabetsizdir.
Sonuç: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K. nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy