(2004 S. K. m. 89)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı vekili ihtiyati haciz kararına dayanarak, borçlunun Şekerbank'taki alacağı için haciz ihbarnamesi gönderilmesini istemiş, bu yazı bankaya 01.05.2003 tarihinde tebliğ edilmiş, aynı gün banka bu müzekkereye karşı icra dairesine gönderdiği dilekçesinde, borçlunun bankanın kredili müşterisi olduğunu, müzekkerenin teslim alındığı tarih ve saat itibariyle bankada nakit ve gayri nakit kredi borcu bulunmadığını, banka alacağı tahsil edildikten sonra kalan bakiye hak ve alacağın olması halinde tezkere gereği bloke edilen rakamın bildirileceği belirtilmiştir. Bankaya yazılan 28.04.2003 tarihli yazı İİK. nun 89. maddesine göre çıkarılan ve maddedeki unsurları içeren bir ihbarname olmayıp yukarıda belirtildiği gibi ihtiyati haciz kararına dayalı olarak yapılan haciz müzekkeresidir. Bu müzekkere İİK. nun 89/1. maddesine uygun bir müzekkere olmadığından bu maddedeki sonuçları doğurmaz. Ancak, bu müzekkerede mevduat haczi de öngörüldüğünden taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde, bankanın kredi borcuna karşılık, borçlunun mevduatının mahsup yetkisi bulunup bulunmadığı ve bu mevduat üzerinde bankanın rehin hakkının olup olmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile şikayetin kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK. nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 11.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy