(2004 S. K. m. 58/3)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Taraflar arasında yapılmış ve imzası inkar edilmeyen 01.09.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesine göre aylık kira 650 Amerikan Dolarıdır. Alacaklı takip talepnamesinde 2001 yılı Ağustos ayına mahsuben bankaya yatırılan 450.000.000 TL'nin, dolar karşılığı değerini mahsup ederek 391 Dolar kira farkını tahliye istemli olarak talep etmiştir.
Borçlu 2001 Mart ayından itibaren aylık kiranın 450.000.000 TL'ye sabitlendiği yönünde sözlü antlaşma yapıldığını iddia etmiş ise de, bu itirazını kanıtlayacak kiralayanın imzasını taşıyan yazılı bir belge ibraz edememiştir.
Öte yandan, Hukuk Genel Kurulu'nun 04.02.1998 tarih ve 1997/12-844 esas 1998/58 karar sayılı kararı ile de, açıklandığı üzere aylık kiranın yabancı para olarak kararlaştırıldığı kira kontratı söz konusu ise kiranın belli bir süre TL olarak ödenmesi kiranın TL'ye dönüştüğünün teamül haline geldiği anlamına gelmez. Ayrıca borçlunun mercide inceleme sırasında, mecuru tahliye ettiği alacaklı vekilinin beyanı ile anlaşılmaktadır.
Mercice, İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2001/15501 esas sayılı dosyasından 2001/ Temmuz ayı için yapılan takiple ilgili olarak İstanbul 8. İcra Tetkik Merciinin 2002/655 esas-1091 karar ve 17.07.2002 tarihli ve 450.000.000 TL ödenmesi sonucu temerrüt oluşmadığından bahisle verdiği itirazın kaldırılması talebinin reddi kararının onandığından bahisle aynı konuda ikinci kere karar verilemeyeceği nedeniyle itirazın kaldırılması talebinin reddine karar vermiştir. Oysa 8. İcra Tetkik Merciinin anılan kararı, örnek 51 numaralı ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığı gösterilmediği için İİK. nun 58/3. maddesine aykırı olarak gönderilen ödeme emri ile borçlu temerrüde düşürülemeyeceğinden bahisle, reddi gerekeceğini vurgulayıp sonucu doğru mercii kararı Dairemizin 22.10.2002 tarih 2002/19826 esas 2002/21624 karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Görüleceği üzere anılan onama ilamı somut olaya ilişkin olarak kesin delil oluşturmaz.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan nedenlerle itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK. nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 11.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy