(2004 S. K. m. 134, 191) (6762 S. K. m. 437, 440)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Müflis iflas etmekle medeni haklardan istifade ve medeni hakları kullanma ehliyetini kaybetmiş olmaz. Sadece İİK. nun 191. maddesi gereğince İflas Masasına giren hak ve mallar hakkında tasarruf hakkını kaybeder. Bu mallar için tasarruf yetkisi iflas masasına geçer. İflas masasına dahil olmayan hususlarda tasarruf hakkını haiz olduğu gibi şahsına merbut hakları da kullanabilir. Şikayetçilerin icra takibinde borçlu durumunda bulunmaları ve taşınmaz üzerinde pay sahibi olmaları nedeniyle İİK. nun 134. maddesine göre dava açma hakları vardır. Bu kişilerin sonradan iflas etmeleri, şahıslarına bağlı İİK. nun 16. maddesinde öngörülen sözü edilen şikayet haklarını kullanmalarına engel teşkil etmez TTK. nun 437. ve 440. maddeleri hükümlerine göre tüzel kişilerin organları için de aynı durum geçerlidir. Bu hakkın kullanılması İİK. nun 191. maddesinde belirlenen mal üzerinde tasarruf durumunu içermediğinden İcra Mahkemesinin anılan maddeye dayalı olarak şikayetçilerin aktif husumet yönünden ihalenin feshi davası açma hakları bulunmadığı yolundaki görüşünde isabet bulunmadığından şikayetin esaslarının incelenmesi gerekir. O halde; hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 27.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy