(7201 S. K. m. 21) (2004 S. K. m. 65) (1086 S. K. m. 74) (Tebligat Tüzüğü m. 28)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İncelenen tebligat parçasında tebliğ işleminin 7201 Sayılı Kanunun 21.maddesine göre yapıldığının yazılmış olmasına rağmen, Tebligat Tüzüğünün 28.maddesinin uygulanmadığı görülmüştür. Tüzüğün anılan maddesine göre, muhatabın adreste neden bulunmadığı, komşu, v.s. gibi kimselerden sorulması, (Tevziat saatinden sonra adrese gelindiğinin) tespit edilmesi ve bunun tebligat parçasına yazılıp belgelendirilmesi halinde 21.maddeye göre tebligat yapılmalıdır. Somut olayda borçluya yukarıda açıklanan ilkeye uygun olarak bir tebligat işlemi yapılmadığından tebliğ işlemi usulsüzdür. Her ne kadar borçlu merciiye gecikmiş itiraz olarak başvurmuş ise de, HUMK. nun 74.maddesi uyarınca hukuki tavsif hakime aittir.Bu nedenlerle borçlunun 15.08.2002 tarihinde evine haciz gelmesi nedeniyle hakkında yapılan icra takibine bu tarih itibariyle muttali olmuştur. Merciiye başvurusu da süresindedir. O halde icra takibindeki ödeme emri tebliği tarihinin haczi öğrendiği tarih olan 15.08.2002 olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken merciice olayın gecikmiş itiraz olarak değerlendirilip takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy