(2004 S. K. m. 72/4)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Teminat mektuplarının kıymetli evrak niteliği bulunmamaktadır. Banka ile muhatap arasında garanti sözleşmesi niteliğinde olan teminat mektubunda lehtar akit durumda değildir. Başka bir anlatımla teminat mektubu ile lehtar lehine doğmuş veya doğacak bir hak bulunmadığından lehtarın borcu için teminat mektuplarının haczedilmesine yasal imkan yoktur. Mercii kararının gerekçesi de aynı yönde olmakla beraber somut olaya uygun bulunmamıştır.
Şikayete konu örnek 163 nolu ödeme emri ile takipte borçlunun İzmir 5. Ticaret Mahkemesinin 2002/281 esas numaralı dosyasında açtığı menfi tespit davası sırasında teminat mektubu karşılığında takibin durdurulmasına daha sonra ihtiyati tedbirin kaldırılarak teminatın yatırana iadesine karar verilmiştir.
Ancak İcra Müdürlüğünün teminat mektupları üzerinde ihtiyati haciz şerhi işlenmesine dair yazısı üzerine anılan Ticaret Mahkemesince haciz şerhi işlenerek 30 milyar bedelli teminat mektubu paraya çevrilmek amacı ile icra memurluğuna gönderilmiştir. İş Bankasınca teminat mektubunun paraya çevrilme talebinin reddi ile icra memurluğunun da alacaklı vekilinin talebini reddetmesi üzerine alacaklı vekili İzmir 3. İcra Tetkik Merciinden 2002/944-962 karar sayılı teminat mektuplarının paraya çevrilmesi yönünde karar alıp icra dairesine ibraz etmiştir. Anılan İcra Müdürlüğünce 29.11.2002 tarihinde karar alınarak şikayete konu 2.12.2002 tarihli şikayetçi İş Bankasına yazılan müzekkere ile gönderilen teminat mektubu karşılığı 30 milyar TL. nin ödenmesi talep edilmiştir.
Özetle teminat mektubunun lehtarın borcundan dolayı üçüncü kişi tarafından haczi değil, takip alacaklısının, o takip dolayısı ile takip borçlusu tarafından açılan menfi tespit davasında takibin durdurulması için verilen teminat mektubunu haciz ve paraya çevirme talebi ile bu yönde İcra Müdürlüğünce yazılan müzekkereye karşı teminat mektubunu veren bankanın şikayeti söz konusudur.
İİK. nun 72/4. maddesine göre takibin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı alınması suretiyle alacaklının alacağını geç almasından doğan zararını karşılamak için alacaklı lehine inkar tazminatına hükmeder. İİK. nun 72/4. maddesinin ikinci cümlesinde, menfi tespit davasının reddine ilişkin hükmün kesinleşmesi halinde alacaklının mahkemenin lehine hükmetmiş olduğu tazminatı, borçlunun ihtiyati tedbir kararını alırken göstermiş olduğu teminattan alacağını düzenlemektedir. Olayımızda menfi tespit davası henüz derdesttir. O halde şikayete konu teminat mektubu takip borcunun değil, menfi tespit davası sonunda hükmedilecek inkar tazminatının teminatı olduğundan dosya borcu için haczedilemez ve paraya çevrilemez.
Yukarıda açıklanan gerekçe ile şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken olaya uygun düşmeyen gerekçe ile kabul kararı isabetsiz ise de sonucu doğru merci kararının onanması gerekmiştir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. nun 366. ve HUMK. nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, 4.960.000.- lira onama harcı peşin alındığından mahsubuna, 2.920.000 lira harcın temyiz edenden alınmasına, 18.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy