(2004 S. K. m. 366) (1086 S. K. m. 428) (YHGK. 16.10.1996 T. 1996/19-601 E. 1996/711 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı Selçuk Durur vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlunun yasal süresi içerisinde takibe itiraz etmesinden sonra, alacaklı vekilinin 12.11.2002 tarihinde icra dairesine başvurarak takip alacağının borçlu Hasan Kılıç'tan haricen tahsil ettiğini bu nedenle, takibe itiraz eden Limited Şirketinin de içinde bulunduğu diğer borçlular hakkındaki takipten feragat ettiklerini açıkladığı görülmektedir.
Süresinde takibe itiraz edilmesinden sonra gerek borçlunun itirazdan vazgeçmesi ve gerekse alacaklının itirazı kabul etmesi yahut, takip şekline göre icra dairesine başvurup takipten feragat etmesi halleri tazminat isteminin reddini gerektirmez. Aksinin kabulü halinde itiraz üzerine haklı olmadığını anlayan tarafın talebinden vazgeçmesi suretiyle aleyhine tazminat hükmedilmesini engellemesi gibi kabulü mümkün olmayan bir durum ortaya çıkar ( Hukuk Genel Kurulu 16.10.1996 tarih, 1996/601-711; Hukuk Genel Kurulu 21.03.2001 tarih ve 2001/266 sayılı kararlar).
Somut olayda mercice borçlu yararına tazminata hükmedilmiş ise de, adı geçenin itirazında haklı olup olmadığı araştırılmamıştır. Vazgeçme nedeni ile itirazın konusu kalmamakla beraber, alacaklının tazminatla sorumlu tutulması için borçlunun itirazında haklı olduğunun da belirlenmesi zorunludur. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı Selçuk Durur vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle ve tazminata hasren İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 03.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy