(2004 S. K. m. 366) (1086 S. K. m. 428) (YHGK. 16.10.1996 T. 1996/19-601 E. 1996/711 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlunun yasal süresinde takibe dayanak yapılan senetlerden 400.000.000 TL bedelli olan için 12.6.2001 tarihinde mercie itiraz etmesinden sonra, alacaklının 19.6.2001 tarihinde icra dairesine başvurarak bu senet ve eklentileri yönünden takipten feragat ettiği görülmektedir. Mercice yukarıda açıklanan maddi olgular gerekçe gösterilmiş ve itirazın konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı belirtilip borçlunun tazminat istemi de reddedilmiştir.
Süresinde takibe itiraz edilmesinden sonra gerek borçlunun itirazdan vazgeçmesi ve gerekse alacaklının itirazı kabul etmesi yahut takip şekline göre icra dairesine başvurup takipten feragat etmesi halleri tek başına tazminat isteminin reddini gerektirmez. Aksinin kabulü halinde, itiraz üzerine haklı olmadığını anlayan tarafın talebinden vazgeçmesi suretiyle aleyhine tazminat hükmedilmesini engellemesi gibi kabulü mümkün olmayan bir durum ortaya çıkar (H.G.K. 16.10.1996 tarih 1996/601-711; H.G.K. 21.3.2001 tarih 2001/266 sayılı kararlar) O halde, borçlu itirazında haklı olduğuna ve talebi de bulunduğuna göre alacaklının tazminatla sorumlu tutulması gerekirken bu istemin reddi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 11.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy