(2004 S. K. m. 269, 366) (1086 S. K. m. 438)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşüldü:
1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına H.U.M.K.nun 438. ve İ.İ.K.nun 366 ncı maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
2-Alacaklının İİK.nun 269. ve müteakip maddelerine dayanarak başlattığı takibe esas teşkil eden sözleşmenin incelenmesinde, taraflara karşılıklı edimler yükleyen yap-işlet-devret niteliğinde bir sözleşme olduğu görülmüştür. Borçlu tarafça yasal süresi içerisinde icra dairesine itiraz edilmemiş ise de, alacaklının mercie tahliye istemi ili başvurması üzerine merciice, dayanak sözleşme nedeniyle istenebilecek kiranın yargılamaya muhtaç olduğu düşünülmeksizin yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulüyle merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428 inci maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 27.02.2003 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy