(1086 S. K. m. 275) (2004 S. K. m. 128, 129)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün müddeti içinde temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Karar: İİK.nun 128/2. maddesi gereğince ve satışa hazırlık işlemleri sırasında icra dairesi taşınmazın kıymetini ehil bilirkişiler aracılığı ile tayin ve tespit ettirirken, taşınmaz üzerindeki yükümlülüklerin kıymete olan etkisi de dikkate alınır. Kesinleşen kıymet takdiri, taşınmazın satışı sırasında İİK.nun 129. maddesinde öngörülen ve satışın en az hangi bedelle yapılacağını saptayan önemli bir işlemdir. Kıymet takdirine ilişkin rapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklılara ve diğer ipotekli alacaklılara tebligatın yapıldığı icra dosyasındaki, ayrıca bildirilmiş bulunması hali müstesna olmak üzere, tapudaki mevcut adresleri esas alınmak suretiyle tebliğ edilir ( M. 128/2. cümle 2. )
İlgililer, icra dairesinin kıymet takdiri işlemine karşı şikayet yolu ile İcra Tetkik Mercii Hakimliğine başvurarak düzenlenen raporun gerçeği yansıtmadığını ileri sürebilirler. Yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, kıymet takdirinin usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshini talep edemezler. Ancak, kıymet takdirine itiraz üzerine mercice verilen kararlar kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı bu gibi hallerde İcra Tetkik Merciinin kararının ihalenin feshi istemi sırasında incelenmesi mümkündür.
İcra Müdürü tarafından satışa hazırlık işlemleri sırasında bilirkişiler aracılığı ile düzenlenen kıymet takdirine şikayet yolu ile İcra Tetkik Mercii Hakimliğine başvurulması halinde, HUMK.nun 275 ve sonraki maddelerine göre çözümü özel ve teknik bir bilgiye dayanan konularda mercice mahallinde yeniden keşif yapılarak ihtisas sahibi bilirkişiler aracılığı ile İcra Müdürlüğünün kıymet takdirine karşı ileri sürülen itiraz nedenleri incelenip denetlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
HUMK.nun 571. maddesi gereğince ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar verilen hallerde, satış işlemleri İcra İflas Kanunu hükümlerine göre yapılacağından az yukarıda açıklanan usul işlemleri Sulh Hakiminin atadığı satış memuru tarafından yerine getirilecektir.
Somut olayda satış memuru tarafından yaptırılan kıymet takdirine şikayet yolu ile itiraz edilmesine rağmen mahkemece bu itiraz nedenleri mahalline gidilerek keşif yapılıp denetlenmeden ve bir başka incelemeye gerek görülmeksizin reddedilmiştir.
Mahkemece ret kararında bilirkişi raporunun ( detaylı olduğu ve emsal rayice uygun bulunduğu belirtilmiş, ihalenin feshi ile ilgili gerekçeli kararda ise ( .... her işgalcinin, hissedarın durumları, yaptığı yapının vasfı açık ve net şekilde değerlendirilmiştir. Kıymet takdirine 120 kadar itiraz olmuş, bu itirazlar, raporun içerdiği unsurlar ve arazinin orman ve kısmen çalılık vasfı göz önüne alınarak yapılmış olması, Ömerli baraj havzasının koruma alanının, kaçak yapıların yıkılma kararlarının durumları net bir şekilde açıklanarak değerlendirme yapıldığı için yeniden kıymet takdiri yapılması gerekli görülmemiştir ) denilerek kıymet takdirine itirazın neden inceleme yapılmaksızın reddedildiğine açıklık getirilmiştir.
Yukarıda değinildiği üzere kıymet takdiri, taşınmazın satışa hazırlık işlemleri sırasında ve satış memuru tarafından, Sulh Hukuk Mahkemesinde ortaklığın satış suretiyle giderilmesinin gerekli olup olmadığının araştırılması amacına yönelik olarak yapılan keşifte tespit edilenden ayrı bir işlem olup, mutlaka yeniden yapılmalıdır. Buna yönelik itiraz da ( satış memurunun işlemine karşı şikayet ) HUMK.nun 275. maddesi gereğince özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden mahkemece seçilecek bilirkişiler aracılığı ile denetlenip sonuçlandırılmalıdır.
Kıymet takdirine itiraz edenin payının taşınmazın tamamına oranla az olması hissedar sayısının fazla olması gibi itirazda dikkate alınması yerinde olmayan nedenlerin ret sebebi sayılması doğru değildir. Ayrıca, bilirkişilerin konunun uzmanı oldukları ve bir kitapçığa ulaşan raporun ayrıntılı ve gerekçeli bulunduğu... vs. de itiraz üzerine yeniden inceleme yapılmasını engellemez. Zira itirazın değerlendirilmesi Hakimin bilgisi dışında, özel ve teknik bir bilgiyi gerektirmektedir. ( HUMK.nun 275 md. ).
Dairemizin öteden beri sapma göstermeden uygulanan yerleşik içtihatlarına göre, mahkemece kıymet takdirine itirazın somut olaydaki gibi inceleme yapılmaksızın reddedilmesi bozma nedeni sayılmaktadır.
( 12. H.D. 6.10.1994 tarih, 9861/11789 ) ( 12. H.D. 27.10.1995 tarih, 13451/14631 ) ( 12. H.D. 6.2.1996 tarih, 633/1581 ) ( 12.H.D. 10.6.998 tarih, 6625/7089 ) ( Talih Uyar İcra Hukukunda İhale ve İhalenin Bozulması, 2002 baskı-1. cilt sayfa : 1064, 1258, 1023 )
Dairemizin yukarıda özetlenen uygulaması Hukuk Genel Kurulu'nun oybirliği ile verdiği 17.3.1995 tarih, 1999/12-161 E. 1999/148 K. Sayılı kararı ile de benimsenmiş ve uygulamanın sürekliliği yönünde oluşan içtihatlar böylece devam ede gelmiştir.
Ayrıca, inşaat mühendisi bilirkişi Zafer N. tarafından Sulh Hukuk Mahkemesinde sürdürülen yargılama sırasında düzenlenen 14.10.1999 tarihli raporda taşınmazın üzerindeki muktesatla birlikte toplam değeri ( 96.423.800.000.000 TL ) olarak belirlendiği halde, satış sırasında esas alınması mümkün olmamakla beraber, bu raporun düzenlenmesinden yaklaşık 2 yıl 2 ay geçmesine rağmen bu defa aynı bilirkişinin de bulunduğu kurulca satış memurluğuna hitaben düzenlenen raporda değerin ( 51.795.628.625.000 TL. ) olarak saptanması da rapora itiraz üzerine incelemenin mutlaka mahallinde ve teknik bilirkişiler aracılığı ile yaptırılıp değerlendirilmesinin zorunluluğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Mahkemece gerekçeli kararda anılan farklılığa açıklama getirmek amacıyla yer verilen ( satış memurluğuna sunulan raporun denetime açık ve gerçeğe uygun bir rapor olması, kaçak yapılaşmadan oluşması ve arazinin orman, kısmen çalılık ve Ömerli baraj havzasında bulunması... vs ) hususlar mahallinde yeniden yapılacak keşifte bilirkişiler tarafından tartışılması gerekli ve özel uzmanlık alanına giren konular olup inceleme yapılmadan itirazın reddine gerekçe olamaz.
O halde, taşınmazın kıymet takdirine yönelik itirazlar incelemesiz reddedildiğinden ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken şikayetin reddi isabetsizdir.
Sonuç: Davacı Deniz Yıldızı Denizcilik A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 28.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy