(1086 S. K. m. 91) (YHGK. 16.10.1996 T. 1996/19-601 E. 1996/711 K.) (YHGK. 21.03.2001 T. 2001/19-266 E. 2001/273 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu kooperatif tarafından yasal süresinde takibe itiraz edilmesinden sonra dosyada konulu olan 10.04.2002 tarihli sirkülere göre, yetkililerce sunulan 27.11.2002 tarihli dilekçeyle itirazdan feragat edilmesi üzerine mercice itirazın reddine karar verildiği, ancak, talebe rağmen alacaklı yararına tazminata ve avukatlık ücretine hükmedilmediği anlaşılmıştır. Süresinde takibe itiraz edilmesinden sonra gerek borçlunun itirazdan vazgeçmesi ve gerekse alacaklının itirazı kabul etmesi, yahut takip şekline göre icra dairesine başvurup takipten feragat etmesi halleri tazminat isteminin reddini gerektirmez. Aksinin kabulü halinde; haklı olmadığını anlayan tarafın talebinden vazgeçmesi suretiyle, aleyhine tazminata hükmedilmesini engellemesi gibi kabulü mümkün olmayan bir durum ortaya çıkar. Bu durumda, mercice itirazın esası incelenmeli ve alacaklı yararına tazminat ve avukatlık ücreti verilip verilmeyeceği tartışılıp değerlendirilmelidir. (Hukuk Genel Kurulu 16.10.1996 tarih, 1996/601-711, Hukuk Genel Kurulu'nun 21.03.2001 tarih 2001/266 esas sayılı kararları). Eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.'nun 428.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy