(2004 S. K. m. 62, 66) (7201 S. K. m. 20)
Yukarıda gün ve numarası yazılı merci kararının müddeti içerisinde temyizen incelenmesi Borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Tebligat Yasası ve Tebligat Tüzüğü, tebliğ belgesindeki işlemin aksinin iddia edilmesi halinde, bunun tahkik şeklini ve yöntemini göstermemiştir. O durumda hakim, her somut olayın özelliğini, cereyan şeklini, gerçekleşen maddi olguları en ufak ayrıntıların kadar gözönünde bulundurup, iddiayı tahkik etmelidir. Mercii hakimi, söz konusu incelemeyi yaparken taraflar iddialarını her türlü delille ispat edebilirler. Dairemizin süregelen yerleşmiş uygulaması HGK. nun 07.04.1982 gün ve 1377-337 s. kararında öngörülen yukarıdaki ilkelere uygun şekilde devam etmektedir.
Somut olayda, borçluya 27.09.2002 gününde ödeme emri (bizzat kendi imzasına) tebliğ edilmiş gözükmektedir. Borçlu, bu tarihte yurt dışında olduğunu iddia ederek pasaport örneğini sunmuştur. Sözü edilen iddia, tebligat parçasındaki imzaya karşı çıkıldığını da kapsar. Merciice yapılacak iş, pasaport aslı da getirtilip, adı geçenin tebligat gününde yurt dışında olup olmadığı incelenerek gerektiğinde tebligat parçasındaki imzanın borçluya ilişkin bulunup bulunmadığı da yöntemince araştırılıp sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 23.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy