(2004 S. K. m. 269, 269/C)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili taralından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Takip konusu alacağın taraflar arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Borçlular vekili icra dairesine verdiği itiraz dilekçesinde, kiralayanın sözleşmeye gereği üzerine düşen edimleri yerine getirmediği ve mecuru sözleşmede amaçlanan şekilde kullanmalarının mümkün olmadığını ileri sürmüş kiracılık ilişkisine ve talep edilen miktara karşı çıkmamıştır. Bu durumda İİK'nun 269/2. maddesi gereğince kiracılık ilişkisini ve talep edilen miktar kesinleşmiştir. İİK'nun 269/c maddesi gereğince borçlu, akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini bildirerek takibe itiraz etmiş ise, itiraz sebeplerini ve isteğini ancak noterlikçe re'sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge ile kanıtlayabilir. Somut olayda anılan maddede belirtilen nitelikte bir belge borçlular vekilince sunulamadığına göre ve mahkeme gerekçesinde de kabul edildiği gibi borçluların iddiaları yargılamayı gerektirdiğinden itirazın kaldırılması isteminin kabulü yerine reddi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK. nun 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 22.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy