(4822 S. K. Geç. m. 1) (492 S. K. m. 23, 1 SAYILI TARİFE) (818 S. K. m. 84, 101) (6802 S. K. m. 28) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda değişiklik yapılmasına ilişkin 4822 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinden faydalanabilmek için borcun, kredi veren ile kredi kullanan tüketici arasında düzenlenen kredi kartı sözleşmesinden doğması ve bu sözleşmeye dayanarak kredi kartı müşterisi tarafından kredi kartıyla alışveriş yapılması ve nakit para çekilmesinden kaynaklanması gerekir. Anılan yasanın son fıkrasına göre, tüketicinin kredi verene kanunun yayımı tarihinden 30 gün içinde (14.04.2003 dahil tarihine kadar) yazılı müracaat etmesi halinde bu madde hükümleri uygulanır. 4822 sayılı Yasanın geçici 1. maddesi, tahsil harcı, icra masrafları, faizin vergisi ve avukatlık ücretini ortadan kaldırmadığından, anılan madde gereğince temerrüt tarihindeki asıl alacak ve akdi faizden oluşan ana para alacağına yıllık ®50 gecikme faizi ve BSMV uygulanmak ve takipte istenen alacağı geçmemek suretiyle takip tarihindeki alacak üzerinden Harçlar Kanunu'nun 1 sayılı tarife ve Harçlar Kanunu'nun 23. maddesi gereği tahsil harcı ile Avukatlık ücret tarifesinin 21. maddesine göre icra nispi vekalet ücreti, takip masrafları ve 6802 sayılı Gider Vergisi Kanunu'nun 28. maddesine göre, faizin BSMV'sinin borca ilavesi gerekir. Kural olarak Borçlar Kanunun 101. maddesine göre kesin vadeli sözleşmelerde temerrüt tarihi banka tarafından tüketiciye gönderilen son hesap özetinde belirtilen tarih ise de, kredi kartı borçları Borçlar Kanunun 101/2. maddesinde öngörülen miktarı önceden belli olan kesin vadeli borç niteliğinde değildir. Bu nedenle kredi kartı borçlarında temerrüt tarihi bakımından anılan maddenin uygulama yeri bulunmamaktadır. Kredi kartı sözleşmesinin özelliği nedeniyle, borçlunun temerrüdü, banka tarafından akti ilişkinin sona erdirilip, hesap kat edildikten sonra borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarname de ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşacağından; sözü edilen temerrüt tarihinden yasa gereği bankaya başvuru tarihine kadar ana alacağa (asıl alacak+akdi faizden oluşan) %50 temerrüt faizi uygulanacaktır. Yukarıda belirtilen biçimde oluşan toplam alacağa icra masrafları ve BSMV ilave edildikten sonra, bankaya başvuru tarihine kadar borçlu tarafından yapılan ödemeler Borçlar Kanunu'nun 84. maddesi nazara alınarak borçtan mahsup edilmeli ve kalan toplam alacak tutarı 12 eşit takside bölünmelidir. Somut olayda hesap kat ihtarı borçluya 20.11.2002 tarihinde tebliğ edilmiş olup ihtarnamede yirmidört saat ödeme için süre verildiğinden, borçlunun temerrüt tarihi 22.11.2002 tarihidir. Bu tarihe kadar akti faiz, bu tarihten itibaren yasa gereği bankaya başvuru tarihine kadar ana alacağa (asıl alacak+akdi faizden oluşan) %50 temerrüt faizi uygulanması gerekirken, mahkemece, açıklanan ilkelere aykırı olarak bankanın hesabı kesim tarihi olan 16.11.2002 tarihini temerrüt tarihi kabul ederek hesaplama yapan bilirkişi raporu esas alınarak ve borçlunun 4822 sayılı Yasanın Geçici 1. maddesine göre ödeme yapıp yapmadığı ve dolayısıyla ile yasadan yararlanma hakkının düşüp düşmediği de irdelenmeden yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 22.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy