(2004 S. K. m. 128, 134, 36)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Satışa esas alınan 30.7.2002 tarihli kıymet taktiri, borçlunun İİK.nun 36/1. maddesi gereğince icranın geri bırakılması için Yargıtay'dan karar alınmak üzere mühlet verilmesi talebi nedeniyle teminat olarak gösterdiği taşınmazların teminat tutarını karşılayıp karşılayamayacaklarının tespiti amacıyla yapılmıştır. İhale konusu taşınmazın tapu kaydına ise bu tarihten daha sonra 28.8.2003 tarihinde haciz konulmuştur. Haciz tarihinden sonra taşınmazın satışına esas olmak üzere İİK.nun 128. maddesi uyarınca kıymet taktiri yapılması gerekirken, farklı bir amaç için yapılan değer tespiti üzerinden ihalenin gerçekleştirilmesi doğru değildir. İcra müdürlüğünce bu değer esas alınarak satışın yapılması usulsüz olup, Mahkemece ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken istemin reddi isabetsizdir.
Kabule göre de; anılan rapor borçluya 21.5.2003 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlu ise yasal 7 günlük sürede ve 26.5.2003 tarihinde değerin düşük olduğu nedeni ile Aydın İcra Mahkemesine kıymet taktirine itiraz etmiş olup, Mahkemece itirazın esasının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, borçlunun kıymet taktirini 8.8.2000 tarihinde öğrenmiş olduğu ve hukuki yararı da bulunmadığı gerekçesi ile reddedilmesi yasaya uygun görülmemiştir. Kesin nitelikte olan bu kararın ihalenin feshine ilişkin isteminde incelenebileceği Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarındandır. ( Hukuk Genel Kurulu'nun 17.03.1999 tarih, 1998/12-161 sayılı kararı ).
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK.nun 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 29.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy