(4389 S. K. m. 16, 18) (2004 S. K. m. 16, 71)
Dava: Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: BDDK'nun 15.06.2001 tarih 346 nolu kararı gereğince, borçlu bankanın bankacılık faaliyetlerinin durdurulmasına karar verilmiştir. 4389 Sayılı Bankalar Yasası' nın 16/2. maddesi gereğince, iznin kaldırılmasına dair Bakanlar Kurulu Kararının Resmi Gazete'de yayınladığı tarihten itibaren faaliyetleri durdurulan banka hakkında ihtiyati tedbir dahil her türlü icra ve iflas takibatının yapılamayacağı belirtilmektedir.
Somut olayda, yukarıda açıklanan yasal durum icra müdürlüğünce gerekçe gösterilip takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. İcra müdürünün şikayete konu bu işlemi İİK'nun 16. maddesinde belirtilen kanuna aykırılık ile ilgilidir. Zira icra müdürünün takip hukuku prosedürü içinde takibin iptaline karar verme yetkisi bulunmamaktadır.
Konu ile ilgili olarak, Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulu 18.10.2002 tarihli kararıyla, Danıştay 10. Dairesi'nin 17.5.2002 tarih ve 2001/1787 E. 2002/1648 K. sayılı kararını bozmuştur. Anılan bu çerçevede İdari Yargılama Usulü Kanunu gereğince, idari yargı yerlerinde dava açılması ya da temyiz yoluna başvurulması, tersi özel bir hükümle yasalarda öngörülmedikçe yürütmeyi durdurmaz. Danıştay 10. Dairesi, bozma gerekçeleri doğrultusunda T. Bankası A.Ş.'nin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin 01.07.2001 tarihi itibariyle kaldırılmasına ve adı geçen bankanın tasfiyesinin TTK'nun infisah ve tasfiyeye ilişkin hükümleri ile Bankalar Kanunu'nun 18. maddesi kapsamında ve banka ana sözleşmesi hükümlerine göre gerçekleştirilmesi, tasfiye işlemlerinin bu çerçevede yürütülmesi hususunda Tasarruf Mevduat Sigorta Fonunun yetkili kılınmasına ilişkin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun 15.06.2001 tarih ve 346 sayılı kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali işlemi doğrultusunda yeniden hüküm tesis edilinceye kadar anılan kurul kararının yürürlükte bulunduğu ifade edilmektedir.
Sonuç: Yukarıdan beri izah edildiği üzere borçlu bankanın 01.07.2001 tarihinden itibaren bankacılık işlemleri yapma izni kaldırıldığından, hakkında bu kararın yürürlüğe girmesinden sonra icra takibi yapılamayacağının tabi bulunmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK'nun 366. ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, harç alınmasına yer olmadığına 01.07.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy