(1086 S. K. m. 438) (2004 S. K. m. 366, 62) (2709 S. K. m. 18, 46) (4833 S. K. m. 51/t) (5027 S. K. m. 49/o) (3095 S. K. m. 1)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin Borçlu vekilince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK.nun 438. ve İİK.nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliği ile kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi;
2- İcra takibinin dayanağı olan Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.2.2004 tarih ve 2003/564 esas, 2004/45 karar sayılı ilamı ile alacaklı lehine hükmedilen bedel, kamulaştırmasız el atma nedeniyle öngörülen tazminatı içermektedir. Hükmedilen bu miktar tazminat niteliğinde olduğundan bu alacak için 3095 Sayılı Kanundaki yasal faiz oranlarının uygulanması gerekmektedir. Anayasa'nın 4709 Sayılı Kanunun 18. maddesi ile değişik 46/son maddesinde kamulaştırma bedelleri ile mahkemece kesin hükme bağlanan arttırım bedellerine hasren son fıkraya göre kamu alacakları için belirlenen en yüksek faiz oranlarının uygulanacağı açıklandığından tazminat niteliğindeki kamulaştırmasız el atma nedeniyle kararlaştırılan alacaklar anılan madde kapsamı dışında kalmaktadır.
Dairemizin son uygulamaları bu doğrultuda olup, süreklilik kazanmıştır. Bu durumda mahkemece işlemiş faize yönelik itiraz 3095 Sayılı Kanunda öngörülen oranlar T.C.Merkez Bankasından sorulup saptandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılarak talep edilen faizin miktar ve oranları denetlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Ayrıca 4833 sayılı 2003 Mali Yıla ve 5027 Sayılı 2004 Mali yılı Bütçe Kanunları'nın 51/t ve 49/o maddelerinde belirlenen faiz oranlarının genel bütçeye dahil daireler ile katma bütçeli idarelerin ilama bağlı borçları için uygulanması mümkün olup, somut olayda itirazın yukarıda açıklanan kurallar esas alınarak sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu nedenle mahkemenin aksine görüşü Yasaya aykırıdır.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 08.07.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy