(2004 S. K. m. 83) (4721 S. K. m. 686)
Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Kural olarak eklentinin taşınmazdan ayrı olarak haczi mümkündür. Yani, alacaklılar taşınmazı satmadan, binada bulunan eklenti niteliğindeki malların Medeni Kanunu'nun 686. maddesine göre eklenti olduğu bilirkişilerce saptandığı takdirde ayrı ayrı haczedebilir ve satabilirler. Çünkü eklentinin taşınmaz yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılması mümkündür. Ancak, İİK'nun 83/c maddesi gereğince ipotek akit tablosunda sayılan eklentilerin bu madde gereğince taşınmazdan ayrı olarak haczi mümkün bulunmamaktadır. Anılan hükmün uygulanabilmesi için mahcuzun hem ipotek akit tablosunda yazılı olması, hem de Medeni Kanunu'nun 686. maddesinde tarif edilen şekilde eklenti niteliğini taşıması zorunludur.
Somut olayda, borçlu, tapuya şerhli makinelerin taşınmazdan ayrı olarak haczedildiğini ileri sürmektedir. Tapudan gelen 29.11.2002 tarihli cevapta farklı iki teferruat şerhi bulunduğu belirtilmiştir. Öncelikle varsa ipotek akit tabloları ve ekindeki teferruat şerhleri getirtilmeli, keşif yapılarak mahcuzlarla karşılaştırılmalı ve yukarıda açıklanan ilkelere göre inceleme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 05.07.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy