(1086 S. K. m. 443) (2004 S. K. m. 277)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklının, borçlusu aleyhinde yaptığı takipte; borçlunun gayrimenkulünü üçüncü kişiye(satışına) devrine ilişkin tasarruf işleminin iptali için, Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı dava sonucunda, mahkemece bu gayrimenkulün üçüncü kişiye devri işleminin iptaline karar verilmiştir. Alacaklı vekilince bu ilam kesinleşmeden icra müdürlüğüne sunularak, gayrimenkulün satışının talep edildiği, icra müdürlüğünce ilamın gayrimenkulün aynına ilişkin olduğundan HUMK'nun 443. maddesine göre kesinleşmeden icra olunamayacağından alacaklı vekilinin talebinin reddine karar verildiği yine, şikayet üzerine icra mahkemesince de aynı gerekçeyle şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.
İİK'nun 277. ve devamı maddelerinde düzenlenen iptal davaları ayni bir dava olmayıp, dava sonunda tasarrufa konu malın borçlunun mal varlığına iade edilmeden, alacaklının o malı haciz ve sattırarak satış bedelinden alacağını tahsile imkan veren şahsi hak doğuran bir davadır. Bu nedenle tasarrufun iptaline ilişkin ilam, konusu gayrimenkul mal olsa dahi kesinleşmeden infaz edilebilir. Mahkemece bu yön gözetilmeden şikayetin kabulü yerine, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 12.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy