(1086 S. K. m. 108)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin Alacaklı vekilince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Henüz geçerli bir icra takibi bulunmaksızın İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 13.11.2002 tarihli tedbir kararının uygulanması icra işlemi sayılmayacağından tedbir kararının kalkıp kalkmadığı, yürürlükte bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri, tedbirin infazı ile ilgili şikayeti inceleme görevi kararı veren Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Zira icra müdürünün bu aşamadaki görevi sadece infaz memurluğu niteliğindedir. HUMK. nun 108. maddesinde ihtiyati tedbir kararı verildikten sonra dava açılmış ise bu konudaki tüm yetkiler de dava açılan mahkemeye ait olacaktır. İcra mahkemesince resen görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası incelenerek karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK. nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy