(818 S. K. m.113) (2709 S. K. m. 46, 129)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı vekilince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinde daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü.
Takibe dayanak ilamda kamulaştırma bedelinin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. İlamda oran belirtmeyip yasal faiz denilmesi halinde faiz oranlarının uyuşmazlığa uygulanması gerekli yasada öngörülen şekilde belirlenmesi gerekir. Buna göre, kamulaştırma bedelleri alacakları için 4709 Sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 17.10.2001 tarihine kadar 3095 Sayılı Yasa'ya göre yasal faiz oranlarının, 17.10.2001 tarihinden sonra ise 3.10.2001 tarih ve 4709 Sayılı Yasa'nın 18.maddesi ile değişik Anayasa'nın 46/son maddesinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranlarının uygulanması gerekir.
Öte yandan, faiz alacağına mahkeme ilamında hükmedildiğinden Borçlar Kanunu'nun 113/2. maddesi uyarınca -halin icabından anlaşılan durum gereği- bu alacaktan açıkça feragat edilmediği sürece hukuki varlığını koruyacağından alacaklı fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmasa bile zamanaşımı süresinin dolmasına kadar ilamda yazılı eksik kalan faiz alacağını her zaman talep edebilir. Esasen borçlu kamu kuruluşunun mahkeme ilamı doğrultusunda alacaklının faiz alacağını hesaplayıp ödemesi objektif iyi niyet kurallarının ve Anayasa'nın 129/1. maddesi gereğidir.
Açıklanan bu koşullara göre alacaklının takip talebinde yazılı olan işlemiş faizi için bu takip dosyasında talep sınırlandırıldığından yeni bir icra takibi ile ilamda yazılı eksik kalan faiz alacağını istemesinde yasal bir engel yoktur. Ayrıca, somut olaydaki gibi takip tarihinden sonraki dönem için de zamanaşımı süresi dolana kadar işleyecek faizin eksik kalan bölümü bu takip dosyası üzerinden talep edilebilir.
Anayasa'nın 4709 Sayılı Yasa ile değişik 46/son fıkrası hükmüne göre kesin hükme bağlanan (kesinleşmiş) kamulaştırma bedellerinin ödenmemesi halinde 17.10.2001 tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması talep edilebilir. Bir başka anlatımla henüz kesinleşmemiş kamulaştırma alacakları için, kamu alacaklarından alınması öngörülen en yüksek faiz oranı uygulanmaz. Borçlu tarafça bu husus açıkça itiraza konu edildiğinden mahkemece yapılacak iş; takip dayanağı ilamın kesinleşme tarihine kadar 3095 Sayılı Yasa hükümleri doğrultusunda faiz oranı, ilamın kesinleşmesinden sonra ise Anayasa'nın 46/son maddesindeki değişikliğe göre kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden bilirkişilerce hesaplama yapılarak rapor alınıp sonuca gidilmesi yerine yazılı şekilde eksik inceleme ile hükme gidilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 03.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy