(2004 S. K. m. 16) (4603 S. K. m. 1)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 15.11.2000 tarih ve 4603 sayılı Kanunun 1. maddesi uyarınca T.C. Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası ve T. Emlak Bankası A.Ş.lerinin "Bankaların Çağdaş Bankacılığın ve uluslar arası rekabetin gereklerine göre çalışmalarına ve özelleştirmeyi hazırlanacak şekilde yeniden yapılandırılmaları ile hisse satışlarına ilişkin düzenlemelerin ve hisselerin tamamına kadarının özel hukuk hükümlerine tabi gerçek ve tüzel kişilere satışının gerçekleştirilmesinin amaçlandığı, aynı maddenin 3. fıkrasında, bu bankaların devir, birleşme, fesih ve tasfiyelerine ilişkin esaslar ise ana sözleşmelerinde gösterilir hükmü yer almaktadır.
Anılan yasa uyarınca Emlak Bankası'nın Ziraat Bankası bünyesinde bu banka ile birleştiği anlaşılmaktadır.
Şikayet konusu olayın mahkemece duruşma açılmaksızın sonuçlandırıldığı görülmektedir. Emlak Bankası'nın Kordon Şubesi'nin, Ziraat Bankası Kordon İzmir Şubesine dönüştüğü, davayı açan vekile Ziraat Bankası'nın bu şubesi müdürlüğünce İzmir 2. Noterliğinin 05.02.2002 tarihinde vekaletname verildiği daha sonra İzmir 15. Noterliği'nin 24.12.2003 tarih ve 21956 yevmiye nosu ile T.C. Ziraat Bankası Efes Şube Müdürlüğü'nce yeniden vekaletname verilmek suretiyle ilgili avukatın görev süresinin uzatıldığı, ibraz edilen belgelerden saptanmıştır. Şikayet dilekçesinin başlığında Ziraat Bankası yerine Emlak Bankası yazılmasının maddi hatadan kaynaklanmış olup davanın da Ziraat Bankası vekilince açıldığı, ilerde hak zayiine sebebiyet verilmemesi bakımından duruşma açılarak şikayetçi vekiline ilgili belgeleri sunmak üzere süre verilerek bu eksiklik giderildikten sonra gerekli inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde evrak üzerinden şikayetin reddi yolunda hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy