(2004 S. K. m. 89)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Şikayetçi 3. şahıs ve oğlu Mustafa Kuru adına İİK'nun 89. maddesi gereğince gönderilen 1. haciz ihbarnamesi 7.10.2003 tarihinde tebliğ edilmiştir. Üçüncü kişilerin haciz ihbarına süresi içinde 14.10.2003 tarihinde tek bir dilekçeyi kendi adlarına ayrı ayrı imza etmek sureti ile itiraz ettikleri görülmüştür. Dilekçe üzerinde dilekçeyi ben ibraz ettim. Ali Kuru babam olur ibaresinin olması sadece itiraz dilekçesinin kim tarafından icraya sunulduğunu göstermekte olup dilekçenin bizzat şikayetçi tarafından icraya ibraz edilip edilmemesinin itirazın geçerliliği yönünden bir önemi yoktur. Ayrıca anılan dilekçe üzerinde şikayetçi adına atılan imzanın temsilen atıldığına veya imzanın şikayetçiye ait olmadığına dair bir iddia da bulunmamaktadır.
İİK'nun 89. maddesine göre gönderilen haciz ihbarnamesine karşı şikayetçi tarafından geçerli ve süresinde icra dairesinde itirazda bulunulduğuna göre şikayetçiye 2. haciz ihbarnamesi ve muhtıra gönderilmesi yasaya aykırı ve yok hükmündedir. Bu nedenle 3. kişinin icra mahkemesine başvurusu İİK'nun 16/2. maddesi gereğince süreye tabi olmadığından şikayetin kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir.
Sonuç: Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366. ve HUMK 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 14.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy