(2709 S. K. m. 46/4)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin Borçlu vekilince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Anayasa'nın 4709 Sayılı Yasa ile değişik 46/son fıkrası hükmüne göre kesin hükme bağlanan ( kesinleşmiş ) kamulaştırma bedellerinin ödenmemesi halinde kararın kesinleşme tarihinden itibaren, 17.10.2001 tarihinden sonra olması koşulu ile kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması talep edilebilir. Bir başka anlatımla henüz kesinleşmemiş kamulaştırma bedeli için 17.10.2001 tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı uygulanamaz. Dairemizin, Yargıtay'ın diğer dairelerinin görüş ve uygulamalarına uygun olarak, Anayasa'nın 46/son maddesindeki değişikliğin ilamın kesinleşmesinden itibaren uygulanabileceği yönünde yeniden oluşturulan içtihatları da bu yönde bulunmaktadır. Mahkemece, Dairemizin maddi hataya dayalı 13.7.2004 tarih ve 2004/15621-18125 sayılı bozma kararına uyulmuş olması, yukarıda sözü edilen emredici kurallar nedeniyle alacaklı yararına kazanılmış hak teşkil etmez. Borçlu tarafça bu husus açıkça itiraza konu edildiğinden icra mahkemesince takip dayanağı ilamın kesinleşme tarihine kadar 3095 Sayılı Yasa hükümleri doğrultusunda yasal faiz, ilamın kesinleşme tarihinden sonra ise Anayasa'nın 46/son maddesindeki değişikliğe göre kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faiz istenebileceği nazara alınarak anlaşmazlığın çözümü gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen ve eksik incelemeye dayalı raporla sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 02.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy