(1086 S. K. m. 76) (7201 S. K. m. 32) (2004 S. K. m. 62, 65)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı vekilince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
H.U.M.K.'nun 76. maddesi gereğince hukuki tavsif hakime ait olacağından Mahkemece borçlunun icra mahkemesine gecikmiş itiraz adı altındaki başvurusunun tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin şikayet olarak kabul edilip sonuçlandırılması somut olayın özelliği itibariyle yerindedir. Ancak, usulsüz tebliğ işleminin varlığı halinde dahi bu husus gecikmiş itiraz nedeni yapılamaz. Borçlu, 7201 Sayılı Yasanın 32. maddesi gereğince usulsüz tebliğe muttali olduğunu beyan ettiği tarih itibariyle de İ.İ.K.'nun 62. maddesi gereğince icra dairesine itirazla takibi durdurmuştur. Mahkemece itirazın kaldırılması aşamasında değerlendirilerek borçlunun zamanaşımı itirazının tebligatın usulsüzlüğü ile ilgili şikayet sırasında incelenerek takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 22.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy