(7201 S.K.m.21,32) Tebligat Tüzüğü m.28
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçluya tebliğ edilen ödeme emrinde, tebliğ işleminin 7201 Sayılı Kanunun 21. maddesine göre yapıldığı yazılı olmasına rağmen, Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinin uygulanmadığı görülmüştür.
Tüzüğün anılan maddesine göre muhatabın, adreste neden bulunmadığı, komşu, kapıcı, yönetici, zabıta amir ve memurları vs. gibi kimselerden sorulmalı, borçlunun tevziat saatinden sonra "adrese döndüğünün" tespit edilmesi ve bunun tebligat parçasına yazılıp belgelenmesi halinde 21. maddeye göre tebligat yapılmalıdır.
Somut olayda, yukarıdaki ilkenin aksine, muhatabın komşusu, borçlunun ( perdelerinin çekili olduğunu ve iki aydır görmediğini ) açıklamış, adı geçenin tevziat saatleri dışında adrese döndüğü yönünde bir beyanda bulunmamıştır. Bu durumda, tebliğin 21. maddeye göre yapılması doğru olmayıp, söz konusu işlem Tüzüğün 28. maddesine aykırıdır. ( Hukuk Genel Kurulu 29.12.1993 tarih ve 1993/18-778 esas 1993/876 karar ). O halde, mahkemece 7201 sayılı kanunun 32. maddesindeki kurallar gözetilerek tebliğ tarihinin 13.10.2004 olarak düzeltilmesi ve itiraz süresinde kabul edilip işin esası incelendikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 11.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy