(2004 S. K. m. 71) (818 S. K. m. 167)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin Borçlu vekilince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü.
Takibin kesinleşmesinden sonra, alacaklı 21.5.2001 tarihli noterlik belgesi ile dosya alacağını A.T.ye temlik etmiştir. Borçlunun temlikten önce ve takibin kesinleşmesinden sonra 15.3.2001 tarihinde borcunu temlik eden alacaklıya ödediğini ileri sürerek hacizlerin kaldırılmasını istediği görülmektedir. Borçlar Kanunu'nun 167. maddesi gereğince borçlu, temlik edene karşı haiz olduğu derileri temellük edene karşı da ileri sürebilir. Ancak, İİK.nun 71. maddesi gereğince borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun ve eklentilerinin ödendiğini ancak noterden tasdiki i veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlamalıdır.
Somut olayda borçlunun sunduğu 15.3.2001 tarihli belge yukarıdaki niteliği taşımamaktadır. İcra Mahkemesince yapılacak iş, bu belgenin alacağını temlik eden M.T.ye gönderilmesi, adı geçenin yargılamaya gelip' belge altındaki imzayı kabul etmediği taktirde, imzayı reddetmiş sayılarak İ.İ.K.nun 71. maddesi gereğince istemin reddine karar verilmesinden ibarettir. Alacağı temlik eden yargılamaya gelip imzayı kabul ettiği taktirde sonucuna göre karar verilecektir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ. İ. K. 366 ve H.U.M.K.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 01.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy