(2004 S. K. m. 142)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı vekilince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Mahkemece ihaleye fesat karıştırıldığına neden olarak dayanak yaptığı tanık Burak Duruman anlatımında ... burayı başkası alamaz, biz almak zorundayız gibi konuşmalar duyduğunu ve başına bir iş gelmesin diye ihaleye katılmadığını ifade etmiştir. Diğer tanık İbrahim Koç ise taşınmazın değerinin fazla yükseleceği şeklinde konuşmalar duyduğunu, bu nedenle ihaleye girmediğini, katılanların engellendiğine ya da tehdit edildiğine dair bir şeye rastlamadığını beyan etmiştir. Sözü edilen tanık anlatımları mücerret iddiaya dayalı olduğu gibi özellikle tanık İbrahim Koç'un beyanı karşısında ihaleye fesat karıştırılmadığı anlaşılmaktadır. Sadece çevrede kim oldukları belirli olmayan kişilerin kendi aralarındaki herhangi bir baskı ve tehdit içermeyen konuşmalarından etkilendikleri iddiası ile, kendi iradeleriyle ihaleye girmeyen tanıkların bu beyanlarına dayalı olarak mahkemece ihale anında yapılmış bir fesat olgusunun da olmadığı nazara alınmaksızın ihalenin feshine karar verilmesi doğru değildir. Başkaca da ihalenin feshi nedeni bulunmadığından mahkemece şikayetin reddi yerine kabulü isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy