(2004 S. K. m. 38)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlular vekilince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İ.İ.K.'nun 38.maddesi gereğince, icra müdürlüğündeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. İcra kefaleti usulüne uygun olsa dahi hakkında takip yapılan borçlu yönünden takip kesinleşmedikçe icra kefiline icra emri çıkarılamayacağı gibi henüz borç miktarı kesinleşmediğinden onun hakkında takibin devamı mümkün değildir. Somut olayda 49 örnek ödeme emrinin 3.9.2003 tarihinde tebliğinden itibaren 7 gün geçtikten sonra 18.10.2003 tarihinde yapılan haciz sırasında alınan icra kefaleti nedeniyle icra kefiline icra emri gönderilmiş ise de, daha sonra 49 örnek ödeme emri tebliğ tarihi İstanbul 10.İcra Mahkemesinin 28.10.2003 tarih 2003/1654 esas 2003/11429 k. sayılı karar ile 18.10.2003 olarak düzeltilmekle bu tarihten itibaren 7 gün geçtikten sonra icra takibi kesinleşeceğinden 18.10.2003 tarihinde icra kefiline çıkarılan 53 örnek icra emri geçersiz olacağından bu icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy