(2004 S. K. m. 89)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin Şikayetçi vekilince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İİK.nun 89. maddesi gereğince şikayetçi şirket adına çıkarılan birinci haciz ihbarnamesinin 25.11.2002 tarihli tebliğ işlemi icra mahkemesi kararında da kabul edildiği üzere Tebligat Kanunu'nun 12. ve 13. maddelerine aykırı olarak yapılmış olup, usulüne uygun bulunmamaktadır. Bu durumda tebligat tarihi esas alınamayacağından şikayetçinin icra dairesine sunduğu 6.1.2003 tarihli itiraz dilekçesi 7201 Sayılı Kanunun 32. maddesine göre öğrenme tarihi itibariyle süresindedir. Birinci haciz ihbarına süresinde itiraz edilmesi nedeniyle artık şikayetçiye ikinci haciz ihbarnamesi çıkarılamaz. Bu nedenle birbirine bağlı iki ayrı işlemden oluşan uygulamada ikinci haciz ihbarnamesi yok hükmündedir. Dolayısı ile yasanın bu hükmüne aykırı olarak çıkarılan 89/2 ihbarına ve memur red kararına karşı şikayet İİK.nun 16/2. maddesine göre, bir hakkın yerine getirilmesi ile ilgili olduğundan süreye tabi değildir. Dairemizin kararlılık kazanan son uygulamaları bu doğrultudadır ( Dairemizin 30.1.1997 tarih ve 1997/224-856 sayılı; 9.6.1997 tarih ve 1997/6402-6724 sayılı; 30.10.1997 tarih ve 1997/10981-11801 sayılı; 27.12.2001 tarih ve 2001/21475-22145 sayılı; 19.3.2002 tarih ve 2002/4122-5590 sayılı; 2.4.2002 tarih ve 2002/6020-6884 sayılı kararları ). Açıklanan bu ilkelere göre icra mahkemesince şikayet süresinde kabul edilerek memurluk kararının ve ikinci haciz ihbarnamesinin iptali yerine Dairemizin önceki uygulamalarını yansıtan kararlarından söz edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy