(7201 S. K. m. 12, 13, 35)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birisine yapılır. Somut olayda Borçlu Yeni Kardelen Plas. Doğ. San. Tic. Ltd. Şti. ne gönderilen 152 örnek ödeme emri "daimi işçisi Suat Duru" imzasına tebliğ edilmiştir.Alacaklı vekilince temyiz dilekçesine eklenen Eyüp 2.Noterliğince düzenlenen 4.9.2002 tarihli imza sirkülerine göre Suat Duru'nun borçlu şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar tebliğ mazbatasında tebligat yapılan Suat Duru'nun borçlu şirketin daimi işçisi olduğu belirtilerek bu kişiye tebligat yapılmış ise de gerçekte borçlu şirket adına tebligat yapılan Suat Duru borçlu şirketin "selahiyetli mümessili" olup olmadığı İcra Mahkemesince duruşma açılarak değerlendirilmesi gerekirken evrak üzerinde yazılı şekilde karar tesisi isabetsizdir.
Kabule göre de, yine yukarıda belirtilen imza sirkülerinden ve borçlu vekilince şikayet dilekçesine eklenen borçlu şirket adına düzenlenmiş 7.4.2005 tarihli vekaletname içeriğinden ödeme emri tebliğ edilen adresin,borçlu şirketin ticaret sicil adresi olduğu anlaşılmaktadır. Bu adrese çıkarılan kıymet taktiri tebligatının iade edilmesi üzerine, aynı adrese 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 35.maddesine göre 11.12.2004 tebliğ edilmiştir. Borçlu şirketin Ticaret Sicilinde yazılı adresine yapılan bu tebligat 7201 Sayılı Kanunun 35/son maddesine ve usulüne uygundur. Kaldı ki borçlu vekilinin kıymet taktir işleminin usulsüz olduğuna ilişkin her hangi bir şikayeti de yoktur. Bu durumda ödeme emri tebliğ işlemi usulsüz kabul edilse bile muhatabın en geç bu tarihte usulsüz tebliğ işlemini öğrendiğinin kabulü gerekeceğinden ve borçlunun ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğuna ilişkin şikayeti anılan tarihe göre yasal 7 günlük süreden sonra olduğundan Mahkemece şikayetin süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi de kabul biçimi bakımından doğru değildir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 21.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy