(3095 S. K. m. 1, 2)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Takibe dayanak yapılan ilamda, hükmedilen kıdem tazminatı asıl alacağının 31.5.2001 tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Bu ilam gereğince, birer yıllık devreler halinde ve devre tarihlerinin başlangıcında bir yıllık vadeli mevduata kamu bankalarınca fiilen uygulanan en yüksek mevduat faiz oranının adı geçen bankalardan sorulup tespitinden sonra hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının hesaplanarak bir karar verilmesi gerekir. Her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda kamu bankaları faiz oranlarına göre hesaplama yapıldığı açıklanmış ise de Mahkemece ilgili bankalardan fiili uygulamalarını gösteren faiz oranlarının sorularak dosya içine konulmadığından bilirkişi raporu Yargıtay denetimine elverişli değildir. O halde, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Yine bilirkişi tarafından Merkez Bankası faiz oranları ve Kamu bankaları faiz oranları üzerinden iki farklı şekilde faiz hesaplanmış olup Mahkemece bu hesaplamalardan hangisinin kabul edildiği belirtilmeden,uyuşmazlığa çözüm getirmeyecek ve infazı mümkün olmayacak biçimde iki ayrı işlemiş faiz alacağına hükmedilmesi doğru değildir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 21.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy