(1086 S. K. m. 443/4)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Takip dayanağı ilamda faizin başlangıcı konusunda bir hüküm bulunmaması halinde karar tarihinden itibaren faiz istenebilir. ( HGK.nun 05.04.2000 tarih ve 2000/12-739 E. - 2000/746 K., HGK.nun 04.07.2001 tarih ve 2001/2-565 E. )
Ancak, hükmün infazı için kesinleşmesi gereken hallerde, ilamda yer alan eklentiler de ilamın kesinleştiği tarihte istenebilir hale geleceğinden faiz, kesinleşme tarihinden takip tarihine kadar hesaplanmalı ve itiraz bu kurallar çerçevesinde değerlendirilmelidir. HUMK.nun 443/4 maddesi gereğince, boşanma ilamında yer alan tazminatın tahsil edilebilmesi için hükmün kesinleşmesi zorunlu olup, somut olayda da yukarıdaki kuralın uygulanması gerekir. ( İ.B.Hukuk Bölümü Genel Kurulunun 24.11.1995 tarih ve 1994/2 E. - 1995/2 sayılı karar ) ( HGK.nun 23.12.1992 tarih ve 1992/2-658/748 sayılı kararı ) O halde Mahkemece kararın kesinleşme tarihi yerine karar tarihinden itibaren faiz hesaplayan bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 21.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy