(2004 S. K. m. 257)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraf vekilleri tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Alacaklı vekilinin temyiz isteminden 21.03.2005 havale tarihli dilekçesiyle feragat ettiği görülmekle vaki feragat nedeniyle alacaklı vekilinin temyiz isteminin reddine,
2- Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İhtiyati haciz kararı, niteliği itibariyle borçlunun malları üzerinde geçici bir tedbir uygulanması amacına yönelik olduğundan İİK.nun 257. madde koşullarında alınan ihtiyati haciz kararı ilam niteliğinde bulunmadığından buna dayanılarak müstakilen ilamların icrası yoluyla takip yapılamaz. Ancak, 4. İcra Müdürlüğünün 1998/1229 esas sayılı dosyasıyla başlatılan ilk takipte borçlu itirazlarının iptali için alacaklının Asliye Hukuk Mahkemesinden itirazın iptaline ilişkin karar alması sonucunda anılan takip dosyasında alacaklı, takibine devam edebilecekken itirazın iptali kararı nedeniyle İİK.nun 257. maddesi koşullarında ihtiyati haciz alarak ikinci kez birinci takipten müstakil olarak ilamların icrası yoluyla takip yapması doğru değildir. 24.12.2003 tarihli ihtiyati haciz kararının asıl alacak ile ilgili olarak verildiği de nazara alınarak, bu aşamada ikinci kez geçerli bir takip olmadığından bu takipte ihtiyati haczin uygulanması yerinde olmadığından Mahkemece ihtiyati haciz işlemlerinin iptaline karar vermek gerekirken reddi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 27.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy