(2004 S. K. m. 79, 85)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Haciz, cebri icra organı tarafından yapılan Devlete ilişkin bir hakimiyet tasarrufu olup, İcra takibinin konusu olan belli bir para alacağının ödenmesini sağlamak için, bu yolda istemde bulunan alacaklı lehine, söz konusu alacağı karşılayacak miktar ve değerdeki borçluya ait mal ve haklara icra memuru tarafından hukuken el konulmasıdır. İcra Dairesinin, haciz talebinden itibaren en geç 3 gün içinde haczi yapması gerekir.(madde 79/1) İcra Müdürlüğünce, (borçlunun kendi yedinde veya 3. şahısta bulunan menkul malları ile gayrimenkullarından ve alacak ve haklarından alacaklının ana, faiz ve masraflarda dahil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı) haczedilecektir.(madde 85/1)
Gerek İİK.nun 79. maddesinde, gerekse 85. maddesinde yer alan ifadelerden ortaya çıkan sonuç, İcra Müdürüne haciz uygulanması konusunda bir takdir yetkisi tanınmadığıdır. (HGK.nun 31.03.2004 tarih ve 2004/12-202 E. 2004/196 K.)
İcra Müdürünün haciz uygulamasından sonra 3. kişilerin istihkak iddiasında bulunmaları mümkündür. İcra Mahkemesinin kararında yer alan ve haciz istenen adresin borçluya ait olmadığı yönündeki gerekçe, istihkak davası sırasında tartışılacak hususları içermektedir. O halde, şikayetin kabulü yerine reddi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 28.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy