(1086 S. K. m. 74) (2004 S. K. m. 71)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu Belediyenin icra mahkemesine başvuru dilekçelerinde; alacaklının haklarında başlatmış bulunduğu ilamlı icra takibi nedeniyle daha önce sulh olduklarını bu sulh sözleşmesine dayalı olarak borcun ödendiğini 5272 Sayılı Kanunun 15. maddesine aykırı şekilde belediyeye ait banka hesaplarına alacaklının haciz koydurduğunu konulan haczin, kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle kaldırılmasını ve paraların alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece kurulan hükümde ise takibin kesinleşmesinden sonra borcun ödendiğinden bahisle İİK.nun 71. maddesi uyarınca takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin kabulüne göre ve takibin şekli gözetilerek istemin İİK.nun 33/2 maddesi gereğince incelenip sonuçlandırılması yerine ilamsız takiplerde uygulama yeri olan İİK.nun 71. maddesi gereğince sonuca gidilmesi doğru olmadığı gibi, borçlunun istemi bankadaki hesaplarına konan haczin kaldırılması ( haczedilmezlik şikayeti ) olduğu halde HUMK.nun 74. maddesi gözardı edilip, istem aşılarak takibin iptali yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 01.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy