(2004 S. K. m. 82)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı vekilinin maddi manevi tazminat ilamına dayanarak borçlu hakkında Antalya 2. İcra Müdürlüğünün 2005/325 sayılı takip dosyası üzerinden başlattığı takibin kesinleşmesi üzerine Balıkesir İcra Müdürlüğüne borçlunun maaşının ¼'üne ve uçuş tazminatı v.s. alacakları üzerine borç miktarı olan 429.027.62 YTL bitinceye kadar haciz konulması için haciz talimatı yazılmıştır. Dosyaya sunulan bodro örneğine göre de 15.03.2005 ve 15.04.2005 tarihlerinde toplam 510 YTL haciz kesintisi yapılmıştır.
Borçlu uçuş tazminatı ve ikramiyeleri üzerine İİK. nun 82/9 maddesi gereği haciz konulamayacağını ileri sürerek bu yöndeki haczin kaldırılmasını 21.04.2005 tarihli şikayet dilekçesiyle talep etmiştir.
Mahkemece, haczin en geç 15.03.2003 tarihinde öğrenildiğini kabul ederek 7 günlük şikayet süresi geçirildi kanaatiyle talebin reddine kesin olarak karar vermiş, borçlunun temyizi üzerine de miktar olarak temyiz sınırının altında kaldığından bahisle 26.04.2005 tarih 2005/325 esas 2005/363 karar sayılı ek kararı ile borçlu temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği görülmüştür.
Sonuç: Haciz yazısı toplam alacak olan 429.027.62 YTL. nin tamamının ödenmesine ilişkin olup temyiz sınırının tespitinde toplam borç miktarı esas alınması gerektiğinden aksine kanaatle temyiz dilekçesinin reddi isabetsiz olup, Antalya 3.İcra Mahkemesinin 26.04.2005 tarih 2005/325 esas - 363 karar sayılı temyiz dilekçesinin reddine dair ek kararın kaldırılmasına oybirliğiyle karar verildikten sonra aynı mahkemenin 21.04.2005 tarihli temyize konu kararının incelenmesinde;
İncelenen icra dosyasında gıyapta yapılan maaş haczinin 103 haciz bildirimi borçluya tebliğ olunmadan haczedilemezlik şikayeti için 7 günlük yasal süre başlamayacağından maaştan kesinti yapıldığı tarih de hacizden haberdar olduğundan bahisle haczedilemezlik şikayetinin süre aşımından reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece İİK. nun 82/9.maddesi dikkate alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy