(2004 S. K. m. 68) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Takip dayanağı faturaların İİK. nun 68/1. maddesinde yazılı belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Ancak borçlu icraya itirazında takipte dayanılan ilk dört fatura bedelinin ödendiğini ileri sürmüştür. Borçlu vekili borcu doğuran hukuki ilişkiyi kabul edip, itirazını ödeme olgusuna dayandırdığına göre, takip dayanağı belgenin anılan kanunun 68/1. maddesinde belirtilen belgelerden olup olmadığına bakılmaksızın, borçlunun ödeme iddiası üzerinde durulmalıdır. Çünkü anılan madde yazılı belgelerle ispatlanacak olan (hukuki ilişki ve borçtur) Borçlu hukuki ilişki ve borcu kabul edip ödediğini ileri sürdüğüne göre kabul edilen bir hususun ayrıca İİK. nun 68/1. maddesinde yazılı belgelerle ispatına yer olmadığı kabul edilmelidir. (HGK. nun 4.12.1985 tarih ve 1984/12-527 E. 984 K.) Bu durumda borçlu tarafından borcun ödendiği İİK. nun 68/1. maddesinde yazılı nitelikte belgelerle ispatlanamadığından mahkemece takip dayanağı ilk dört faturaya konu alacak yönünden itirazın kaldırılması isteminin kabulü yerine reddi doğru görülmemekle birlikte temyizin sınırlı olması nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılamamıştır.
2- İcra ve İflas Kanunun 4949 Sayılı Kanunla değişik 68/son fıkrasının ilk cümlesine göre; itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine tazminata mahkum edilir. İcra Mahkemesince alacaklının itirazın kaldırılması istemi sadece takip dayanağı belgenin İİK.'nun 68/1.maddesinde belirtilen belge niteliğinde olmadığından bahisle işin esası incelenmeksizin reddedildiğinden ve bu nedenle borçlu yararına tazminat verilmesi için aynı maddenin son bendinde öngörülen (talebin esasa ilişkin nedenlerle reddi) şeklindeki koşul oluşmadığından alacaklının tazminatla sorumlu tutulması isabetsiz olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmekle beraber, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda 2. madde de yazılı nedenlerle kabulü ile İzmir 13. İcra Mahkemesinin 13.04.2005 tarih ve 2004/739 esas 2005/183 karar sayılı kararının hüküm bölümünün icra inkar tazminatı ile ilgili (4). maddesinin tümünün karar metninden çıkarılmasına kararının düzeltilmiş bu şekli ile İİK. 366. ve HUMK. 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, 05.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy