(2004 S. K. m. 68/a, 169/a)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlunun itiraz dilekçesine eklediği 21.07.2004 tarihli (tahsilat makbuzu) başlıklı belge (5.000.000.000 TL. bedelli çekin alındığına) ilişkindir. Anılan belge çek karşılığının ödendiğini ifade etmemektedir. Bu olgu söz konusu belgedeki (62 ton odun karşılığı alınmıştır. Çek ile tahsil edilmiştir) sözcüklerinden anlaşılmış, nakden tahsil edildiğine ilişkin kısımdaki nakit ibaresinin üzerinin çizildiği tespit edilmiştir.
Mahkemece, borçlunun sunduğu 25.08.2004 ve 21.07.2004 tarihli her iki belgenin alacaklı asıla tebliğ edildiği ve bundan sonra itiraz kabul edilerek takibin iptaline karar verildiği görülmektedir. Alacaklı asıla tebliğ edilen meşruhatlı davetiyede İİK'nun 169-a/3. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken aynı kanunun 68-a maddesinde öngörülen meşruhat yazılı değildir. Anılan maddeye göre duruşmaya gelinmediği takdirde icra takibinin geçici olarak durdurulmasına karar verileceğinin davetiyede gösterilmediği tespit edilmiştir. Bu durumda, duruşmaya gelinmediği için takibin iptali mümkün bulunmamaktadır. Yukarıdaki açıklama gereğince, 21.07.2004 tarihli belgenin bir ödemeyi göstermediği de dikkate alındığında, borçlunun iddialarının yargılamayı gerektirdiği, adı geçenin İİK'nun 169/a maddesinde öngörülen nitelikte çeke atıf yapan geçerli bir ödeme belgesi sunamadığı da gözetilerek istemin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 12.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy