(1086 S. K. m. 61)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu A... A... Coşar adına Avukat ve V..., vasi sıfatı bulunmayan oğlu A... Çoşar'ın 24.5.2004 tarihinde yapılan ihalenin feshini 27.5.2004 tarihinde icra mahkemesinden istemesi üzerine mahkemece aktif husumet yokluğundan davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Bu karar 7.6.2004 tarihinde davacı A... Coşar'a tebliğ olunmuş, yasal süresi içinde temyiz edilmemiştir. Ancak A... A... Coşar'ın talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yazılı emir yoluyla kararın bozulması istemiyle A... A... Coşar'a kararın tebliğ edilmesi lüzumuna işaret edilmesi üzerine mahkeme kararı adı geçene 24.11.2004 tarihinde tebliğ olunmuştur. Yasal süresi içerisinde asilin vekil veya vasisinin mahkeme kararını temyiz etmediği görülmüştür. HUMK. nun 61 ve müteakip maddeleri avukatlar için öngörülmüş olup somut olayda vekil veya vasi sıfatı bulunmayan A... A... Çoşar'ın oğlu tarafından açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi yerinde olup kararın kesin olarak verilmesi ise yasal süresi içerisinde temyiz edilmediğinden sonuca etkili görülmemiştir.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.4.2005 tarihli kanun yararına kararın Bozulması isteminin yukarıda açıklanan nedenlerle REDDİNE kararın bir örneğinin HUMK. nun 427. maddesi gereğince Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 18.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)