(2004 S. K. m. 116) (2644 S. K. m. 26) (4721 S. K. m. 716)
Dava: Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1 ) Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE;
2 ) Müşteki vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde:
Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi tapu kütüğüne şerh edilmiş olsa dahi bu kişi adına tescil işlemi gerçekleşmedikçe mülkiyetin intikalini sağlamaz. Tapu Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca sicile şerh verilen satış vaadi sözleşmesi 5 yıl süreyle 3. kişilere karşı ileri sürülebilir. Bu nedenle, haczin kaldırılması için anılan süre içerisinde tescil davası açılması ve 3. kişi adına taşınmazın tescil işleminin tamamlanması zorunludur. Nitekim, somut olayda da 5 yıl içinde dava açıldığından bu hak 3. kişilere karşı ileri sürülebilecektir. Taşınmaz üzerinde istihkak iddiasında bulunulamayacağına göre, her ne kadar taşınmaz haciz ( 06.02.1998 ) tarihinde borçlu M. adına kayıtlı ise de, 22.08.1997 tarihli satış vaadi sözleşmesi nedeniyle yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda dava açılıp tapu iptal ve tescil kararı alındığı ve anılan kararın kesinleştiği görülmekle taşınmazın müştekiye ait olduğunun kabulü gerekir. İcra mahkemesince açıklanan nedenlerle şikayetin kabulüne karar verilmek gerekirken reddi isabetsizdir.
Sonuç: 3. Kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 11.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy