(818 S. K. m. 104/son)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı vekili tarafından faizi ile birlikte tahsili istenilen 20.643.04 YTL toplam alacağın içerisinde ( işlemiş faiz ) de vardır. Bu durumda, faize faiz isteminde bulunulduğu ve bu istemin Borçlar Kanunu'nun 104/son maddesine aykırı olduğu tespit edilmiştir.
Takip dayanağı ilamda ana paraya dönüşen bir faiz alacağına hükmedilmemiştir. Ayrıca, böyle bir durumun oluşması halinde dahi, yani bu nitelikteki faiz alacakları yönünden de Borçlar Kanunu'nun 104/son maddesi gereğince faiz yürütülmesi mümkün değildir. Zira, kapitale dönüşen faiz alacağı bir paranın faiz geliri elde etmek amacıyla ödünç verilmesi veya herhangi bir şekilde bir süre borçluda kalması üzerine, faiz ödenmesinin öngörüldüğü hallerde söz konusu olur. ( HGK 31.03.2004 tarih ve 2004/12-163 Esas, 2004/184 Karar ). Somut olayda yukarıda açıklanan kural oluşmadığı için icra dairesince yapılacak hesaplama sırasında faizin, işlemiş faiz dışındaki alacak kalemlerine yürütülmesine ve faize faiz yürütülemeyeceğine karar verilmesi gerekirken borçlunun anılan konudaki şikayetinin de reddi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 22.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy