(7201 S. K. m. 16) (HGK. 22.11.2000 T. 2000/12-1684 E. 2000/1716 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İhtiyati haczin uygulanması sırasında borçlu takibe muttali olmuş ise de, bilahare tebliğ olunan ödeme emrine karşı itiraz ve şikayet hakkının olduğu tartışmasızdır. Bu nedenle, İcra Mahkemesince karar gerekçesinde yer alan ihtiyati hacizde takibe muttali olunduğundan 7 günlük sürede takibe itiraz edilmediği gerekçesi somut olaya uygun düşmemektedir.
İcra Mahkemesince yapılması gereken iş; 14.12.2004 tarihli hacizden sonra, borçluya çıkarılan ödeme emri tebliğ işleminin 7201 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp yapılmadığını belirlemekten ibarettir. HGK.nun 22.11.2000 tarih ve 2000/12-1684 E. sayılı kararında da benimsendiği gibi, 7201 Sayılı Kanunun 16. maddesine göre yapılan tebligatlarda, adreste bulunmama nedeninin araştırılmasına gerek yok ise de, borçlu şikayetinde tebligat parçasındaki imzanın eşine ait olmadığını ileri sürdüğüne göre Mahkemece, bu şikayetin yöntemince araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken ihtiyati haciz tarihi esas alınarak istemin süre aşımından reddi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 23.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy