(492 S. K. m. 28, 32, 128, 130) (2004 S. K. m. 12, 15) (YHGK 22.09.2004 T. 2004/12-491 E. 2004/413 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1) Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE;
2) Borçlular vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Medeni Usul Hukuku'nda olduğu gibi İcra Hukuku'nda da harç ve giderler sonuçta haksız çıkan tarafa yükletilir. Harç yapılan bir hizmet karşılığı olarak devletin aldığı bir paradır. Tahsil harcı da bu amaca yönelik olduğundan alacaklıya ödeme sırasında alındığına göre, takip masrafları çıkarıldıktan sonra kalan miktar üzerinden alacaklıdan tahsil olunur. 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nda harcın ödeme zamanı matrahı miktarı belirlenmiştir. Nitekim Harçlar Kanunu'nun 28/b maddesinde icra takiplerinde tahsil harcı alacağın ödenmesi sırasında, ödeme yapılmayan hallerde harç alacağının doğması tarihinden itibaren 15 gün içinde ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Keza Harçlar Kanunu'nun 32. maddesinde ise harcın mükellefi alacaklı olmasa dahi müteakip işlemleri yaptırmak için ilgilisi tarafından ödenmeyen harç diğer taraf ödeyerek bilahere sorumlusundan tahsili etmek koşulu ile işleme devam olunacağı açıklanmıştır. Keza Harçlar Kanunu'nun 128. maddesi gereğince gerekli harçlar tamamın alınmadan işlem yapan memurlar harcın ödenmesinden mükellefler ile müteselsilen sorumlu olurlar. Ne var ki anılan yasanın 130. maddesi ise bu kanunda ödemeleri için belli bir süre belirlenmiş harçlar süresi içinde ödenmemiş ise ilgilileri tarafından sürenin sonundan itibaren 15 gün içinde müzekkere ile o yerin ilgili vergi dairesine bildirileceği belirtilmiştir. İİK. nun 15. maddesi ise harcın kim tarafından ödeneceğini açıklayarak İcra ve İflas Harçlarını kanun tayin eder. Kanunla hilafı yazılı değilse bütün harç ve masraflar borçluya ait olup neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunur demekle tahsil harcının sorumlusunun borçlu olduğunu açıklamıştır. Dairemizce süre gelen içtihatlarında da bu kural uygulanmış ise de Hukuk Genel Kurulunun önüne gelen Dairemizle ilgili uyuşmazlıkta H. G. K.ca 22.9.2004 tarih 2004/12-491 Esas sayılı kararı ile paranın tahsili anında devletin harçla ilgili kaybını önlemek Harçlar Kanunu'nun 128. maddesindeki memur mesuliyetini azaltmak amacı ile ilerde borçludan alınmak üzere tahsil anında tahsil harcının alacaklıdan tahsili gerekeceğine karar verilmiştir. Dairemizce açıklanan nedenle yeniden oluşturulan içtihatlarında H. G. K. kararına uygun olarak tahsil harcının alacaklıdan tahsil edilebileceği görüşü benimsenmiştir. Ancak Harçlar Kanunu'nun 32. maddesinin söz konusu olmadığı hallerde dosya hesabı kapatılırken İİK. nun 12. maddesi gereğince borçlunun borcu, alacaklının ödediği tahsil harcı kadar devam edeceğinden alacaklının ödediği harç miktarı kadar takibe devam hakkı vardır.
Somut olayda, limit ipoteklerindeki alacak toplamı 2 trilyon TL olup, ipoteğin konusunu teşkil eden taşınmazların satışından elde edilen bedel ise, 717.388.000.000 TL'dır. İcra müdürlüğünce dosyaya yatan paranın tümünün alacaklıya ödenip, tahsil harcı olarak hesaplanan 64.565.000.000 TL'nin borçlulardan tahsili için vergi dairesine müzekkere yazıldığı anlaşılmaktadır. Anılan müdürlükçe yukarıda açıklanan HGK kararı uyarınca, taşınmazların satışlarından elde edilen bedel üzerinden tahsil harcının kesilerek bakiye paranın alacaklıya ödenmesi gerekirken HGK kararına aykırı şekilde, işlem yapılması doğru olmadığından mahkemece şikayetin tümden kabul edilmesi gerekirken, limit ipoteğinin 750.000.000.000 TL kabul edilerek yazılı şekilde, icra müdürlüğüne vergi dairesine yazılan müzekkerenin 32.612.000.000 TL olarak düzeltilmesi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 19.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy