(2004 S. K. m. 59, 264)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı borçlu aleyhine almış olduğu ihtiyati haciz kararını yasal 10 günlük sürede İİK' nun 261. maddesi gereğince infaz ettirmiş ve İİK' nun 264. maddesi içeriğine uygun olarak haczin tatbikinden itibaren 7 günlük yasal sürede gerekli harçları da yatırarak esas takibe geçmiş bulunmaktadır. Borçlunun icra müdürlüğüne başvurarak alacaklının esas takip nedeniyle tebligat masraflarını yatırıp takibi icrai hacze çevirmediğinden bahisle ihtiyati haczin düştüğünü ileri sürerek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir. İcra müdürlüğünce bu istem yerinde görülmeyerek reddedilmiş bunun üzerine aynı iddialarla İcra Mahkemesine başvurularak icra müdürlüğünün kararının iptali istenmiştir.
Mahkemece de yapılan inceleme sonunda talip doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Alacaklı yukarıda açıklandığı üzere İİK' nun 264. maddesine uygun olarak takip harçlarını da yatırarak takip talebinde bulunmuştur. Mahkemece İİK' nun 59. maddesi uyarınca tebligat giderinin yatırılmadığından bahisle şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
Bu durum, İİK' nun 264/1. maddesindeki yasal düzenlemeye aykırı olup, her an alacaklı bu giderleri yatırabilir. Bu şekildeki bir kabul ileride hak kaybına da meydan vereceğinden şikayetin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy