(7201 S. K. m. 9, 35)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Şikayetçi adına örnek 163 ödeme emri Alemdağ Cad. No: 766/2 Dudullu adresine gönderilmiştir. İlgilinin Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunduğu adres ise Alemdağ Cad. No 746/2 Dudullu olarak tespit edilmiştir.
Yargı mericilerince ve Tebligat Kanununun 35/l. maddesi uyarınca muhatabına tebligatın yapılabilmesi için gerçekleşmesi gereken şartlar;
a) Bir davada (takiplerde) taraflardan birinin kendisine veya ikametgahı) mesken ya da iş adresinde (Tebligat Kanunu md 9/b-1) o dava (takip) ile ilgili olarak Tebligat Kanunu hükümlerine göre, tebliğ yapılmış ve bu şahıs daha sonra adresini değiştirmiş olmalıdır.
b) Adresini değiştiren taraf yeni adresini tebliğ yaptıran kazai mercie hemen bildirmiş olmalıdır.
Bu iki şartın gerçekleşmiş olması halinde bundan sonraki tebliğler artık muhatabın bildirdiği yeni adresine yapılacaktır. Tebliğin yapılmasından sonra adresini değiştirdiği halde yeni adresini tebliği çıkaran kazai mercie bildirmemiş olan muhatabın yeni adresinin tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde, tebliğ, Tebligat Kanunun 35/2-3. maddesi uyarınca yapılması gerekecektir.
Somut olayda yukarıda açıklandığı üzere borçluya ikametgahı olmayan Alemdağ Cad No: 766/2'ye ödeme emri tebliğe gönderilmiş bila tebliğ dönmesi üzerine esas ikametgahına doğrudan Tebligat Kanunun 35/son maddesi uyarınca tebliğ işlemi yapıldığı anlaşılmaktadır. İlk önce ikametgahında adına gönderilmiş bir tebligat işlemi bulunmamaktadır. Bu nedenlerle Tebligat Kanunun 35. maddesine göre tebliğ yapılması işlemi yasanın yukarıda açıklanan amacına uygun düşmemektedir. O halde şikayetin kabulü ile ödeme emri tebligatın düzeltilmesine daha sonra da buna bağlı olarak da borca itirazın incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken tüm istemlerin reddi yolunda hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy